AB'den daha zenginiz.

Dünyanın her yerinde manyetik alan dengesi aynı seviyede değil. Bazı kesimlerde yüksek olurken bazılarında düşük değerlerle karşılaşabiliyoruz. Manyetik alan değerleri "nano tesla" (nT) ile ifade ediliyor ve bir insanın hayatını hem fiziksel hem de zihinsel anlamda "gayet iyi" sürdürlebilmesi için bu değerin "50 nT" ya da civarında olması gerekiyor.Bulunduğumuz yerdeki manyetik alan değerinin gereken oranda düşük ya da yüksek olması, insanlar üzerinde çeşitli sorunlar yaratıyor. Bu açıdan bakıldığında Türkiye'nin sahip olduğu değerler diğer ülkelere kıyasla çok daha iyi. Örneğin SİNOP(Gerze) 50.2 nT ile Türkiye'nin manyetik alan açısından en ideal yerleşim merkezi olurken Londra 30.2 nT, Paris 28.0 nT ile bizden yaklaşık %20 daha düşük değerlere sahipler. Manyetik alan değerleri dünyadaki jeomanyetik rasathaneler tarafından ölçülüyor. Askeri alanda ilk ölçüm 1990 yılında yapılmış, 1995 yılından itibaren ise her yıl düzenli olarak manyetik alan haritaları hazırlanmaya başlanmıştır. Bir yerin değeri haftalık ya da günlük olarak değiştirilebilir fakat bu haritalar sayesinde koordinatları belirli bir alanın o yılki manyetik alan değerleri ortalama olarak tespit edilebiliyor.

Hastalıklara da iyi geliyor.

İnsanların beyninde hormonları, enzimleri ve bağışıklık sistemini yöneten ve manyetik kristallerden oluşan Pineal bezi isminde manyetik bir organ var ve ayrıca kafatasımız elektrik akımlarında yalıtkan özellik gösterirken manyetik akımlara karşı da dirençli değil. Bu durumda bölgenin manyetik alan değerleri daha da önemli hale geliyor. Çünkü eğer bölgede manyetik alan değerleri düşükse kafatasımız bundan çok kolay bir şekilde etkileniyor ve bu bize hastalık olarak geri dönüyor. Manyetik alanın insan manyetik alanıyla uyumlu olduğu yerlerde ise hücreler daha sağlıklı beslendikleri için neredeyse günümüz için tedavisi zor denilen MS hastalığının tedavisine bile yardımcı oluyor.